HDP’li Oluç: Sandıkta yenemedikleri HDP’yi yargıyla tasfiye etmek istiyorlar

Kapatma ve dokunulmazlıkların kaldırılması tartışmaları ile karşı karşıya bulunan HDP’de hafta sonu parti kurulları toplanarak nasıl bir yol haritası izleneceğine karar verecek. Kobani Soruşturması kapsamında hakkında fezleke düzenlenen 9 milletvekili arasında bulunan HDP Grup Başkanvekili Saruhan Oluç, demokratik ve barışçıl çözüm mücadelesinden vazgeçmeyeceklerini belirterek, “HDP’yi kapatsalar da kararlıyız, bütün milletvekillerini yargılayıp cezaevine koysalar da değiştirmeyeceğiz. Bütün belediyelerimize kayyım atandı, değiştirmedik tutumumuzu. Biz ilkesel yaklaşıyoruz” dedi.

HDP Grup Başkanvekili Saruhan Oluç’un basın mensuplarının sorularına verdiği yanıtlar şöyle:

56 HDP’Lİ MİLLETVEKİLİ HAKKINDA 955 FEZLEKE VAR

“Karma-Komisyondaki toplam bin 336 fezlekenin 955’i HDP’li milletvekilleri hakkında. Meclis Başkanı yasama ilgili konuşacak ama yargı ile ilgili de iki cümle söylemesi iyi olabilirdi. Çünkü bu fezlekelerin neredeyse tamamı yapılmış olan konuşmalarla ilgili. Meclis başkanının “Milletvekilleri konuşma yapmayacak da ne yapacak?” diye sorması lazım. Bazı fezlekeler de susmakla ilgili. Bir vekilimiz konuşurken, diğer milletvekili ona itiraz etmediği için fezleke düzenlenmiş. Konuşsanız fezleke geliyor, sussanız fezleke geliyor.

‘FEZLEKE HAZIRLAMAK SAVCILAR İÇİN TERFİ YOLU’

“Yargı denemez buna. HDP hakkında ne kadar fazla fezleke hazırlamış olan savcı varsa onun terfisi o kadar hızlı oluyor. HDP hakkında fezleke hazırlamak terfi yolu olmuş vaziyette. Yargının hukukla evrensel ilkelerle alakası kalmamış.

‘SANDIKTA YENEMEDİKLERİ HDP’Yİ YARGIYLA TASFİYE ETMEK İSTİYORLAR’

“(Fezlekelerin Karma Komisyon’da görüşülme olasılığı) Şimdi 955 fezlekenin önüne bu fezlekeleri geçirmenin hukukta nasıl bir açıklaması var? Şimdi 5 fezlekesi olan milletvekiline 6’ncısı gelmiş. O 5 fezlekeyi koymayıp altıncısını işleme koymak, “Aslında diğer 5 fezleke uyduruk fezlekelerdi onları işleme koymadık, 6’ncısı ciddi onu devreye alıyoruz” anlamına mı geliyor. Burada ölçü ne? Politik açısından baktığımızda aslında iktidar ortakları, AKP ve MHP diyor ki, Biz HDP’yi demokratik siyasetten tasfiye etmek istiyoruz. Bunun için de bütün vekillerin dokunulmazlığını kaldıracağız, hepsini yargılatacağız, hepsine ceza verdireceğiz. Hukuki açıdan da politik açıdan da tuhaf bir durum var. Siyasi olarak baş edemediğimiz, siyasi olarak fikirlerini yenemediğiniz, yani sandıkta yenemediğiniz bir siyasi partiyi siz yargı yoluyla tasfiye etmeye çalışıyorsunuz.

‘SADECE SEÇİM HESABI DEĞİL UZUN VADELİ BAŞKA BİR HESAP DA VAR’

“Bunun içinde seçim hesabı da var ama sadece bu değil. İktidar Anayasa’yı tek başına değiştirecek sayı olan 400 milletvekiline ulaşmak istiyor. Dertleri mutlak iktidara ulaşmak. Yerel yönetimleri kayyum atamalarıyla ve bu sopayı bütün muhalif belediyeler üzerinde sallayarak kontrol altına aldılar. Medya, hukuk, üniversiteler, akademi dünyası kontrol altında. Yasamada sayısal çoğunluğu var fakat anayasa değişikliği yapamıyorlar. Bunu da sağlarlarsa mutlak iktidara ulaşmak için engel kalmayacak. Anayasayı istedikleri gibi yazacaklar. İşin içinde seçim hesabı var, ama sadece seçim hesabı değil daha uzun vadeli başka bir hesap da var.

‘ANAYASAYI YAPACAK POLİTİK ORTAM YOK’

“Biz ‘evet Türkiye’nin demokratik, eşitlikçi, özgürlükçü yeni bir anayasaya ihtiyacı var’ diyoruz ama anayasayı yapacak politik ortam yok. Bize fezlekeler yağacak, nerede konuşma yaparsak hemen bir fezlekeye dönüşüp buraya gelecek ve demokratik ve özgürlükçü anayasa yapılacak… Bu gerçekçi mi? Yeni bir toplumsal sözleşme yapabilmenin yolu demokratik tartışma ortamının sağlanmasıdır. Yani politik iklimin değişmesidir.

İNSAN HAKLARI EYLEM PLANI

“İnsan Hakları Eylem Planı açıklanacak dediler. İnsan Hakları Eylem Planı’nın demek ki birinci maddesi, HDP’li milletvekillerinin dokunulmazlıklarını kaldırıp, yargılamak, hapse etmek, ikinci maddesi HDP’yi tasfiye etmek. Böyle mi olacak? Bütün dünya sormayacak mı ‘ya insan hakları eylem planı yapıyorsunuz da peki bu yaptıklarınız nedir?’ diye. O yüzden söylediğimiz şu: Türkiye’nin yeni bir anayasaya, yol temizliğine ihtiyacı var. Bunların yapılabilmesi için demokratik bir tartışma ortamının, demokratik bir politik iklimin oluşması gerekiyor. Bu iktidarın böyle bir niyeti olduğu kanaatinde değiliz. Keşke yanılıyor olsak.

‘SEÇMENİMİZ HDP’YE BEDDUA EDEN İKTİDARI UNUTMAZ’

“Yeni anayasa yapmak için Meclis’te 400 milletvekiline sahip olmak gerek. Bir tek yolu kaldı bunun. İYİ Parti’yi yanınıza katacaksınız ya da baraj altı bırakacaksınız ve HDP’yi tasfiye edeceksiniz. HDP seçime giremezse, engellenirse bu oyların karşılığı olan milletvekilliği AKP’ye gidecek diye düşünüyorlar, hesapları bu. Bizim seçmenlerimiz HDP’nin bütün seçilmişlerini cezaevine koyan HDP’yi tasfiye etmek için her adımı atan, HDP’nin seçmenlerine beddua eden bir iktidarı asla unutmazlar, unutmayacaklar. Kimse zannetmesin ki HDP’yi siyaset sahnesinden sildiğimizde -ki silinemez bu konuda partiyi kapatmakla HDP fikriyatını, politikalarını ortadan kaldıramazsınız- onların seçmenleri bize oy verir. Öyle olmaz ve olmayacak.

‘TAVLA DEĞİL SATRANÇ OYNUYORUZ’

“(HDP’ye kapatma çağrısı) Merkez Yürütme Kurulu’nda hangi adımlar atılabilir diye tartıştık. Hukuk komisyonumuz bir çalışma yaptı. O konuda çeşitli planlarımız ve adımlarımız var. Bunları paylaşmayayım. Siyaset bizim için biraz satranç oyunudur. Birkaç hamle sonrasını planlıyoruz, karşı hamleleri de bekliyoruz. Dolayısıyla tavla gibi oynamıyoruz. Ne zar gelirse ona uygun cevap vereceğiz demiyoruz.

‘FEZLEKELER GÖRÜŞÜŞÜRSE VEKİLLERİMİZ SAVUNMALARINI YAPACAK’

“(Fezlekeler görüşülürse HDP’nin tutumu ne olacak?) Vekillerimiz Komisyon’da ve Genel Kurul’da elbette savunmalarını yapacaklar. Genel kurulda komisyonda üzerlerine düşenleri politik olarak hukuki olarak yapacaklar. Ama sayısal çoğunlukları olduğu için dinlemeyecekler belli ki. Dolayısıyla aslında hepsi bir mizansene dönüşüyor. Ama bu mizansende vekillerimiz kendi savunmalarını yapacaklar. Bunlar tarihe bir belgedir. Bundan asla geri durmayacağız. Bu hafta sonu MYK ve milletvekili grubu toplanacak. Bunları toplantılarda detaylı tartışacağız, oradan bir yol haritası çıkacak.

‘SİNE-İ MİLLET TARTIŞMAMIZ YOK’

“Sine-i millet diye bir tartışmamız kesinlikle yok. Cumhuriyet manşetine taşımış. Kesinlikle yanlış bilgi. Üzülerek bu lafı kullanıyorum ama yalan haber. Zamanında böyle bir tartışmamız vardı, sonuçlarını açıkladık. Olursa yine açıklarız, gizli olmaz. Bu manipülasyona gelmeyiz.

‘AĞIRALİOĞLU’NUN İKBAL AVCILIĞI YAPTIĞINI DÜŞÜNÜYORUZ’

“(İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı Yavuz Ağıralioğlu’nun “evet deriz” açıklaması) Yavuz Bey fezlekeleri görmüş de bir yargıya mı varmış, biz görmedik. Önceden kararı vermiş kendisi. Konuşmasında adaletten bahsediyor, adaletle alakası olmayan bir kişi. Yavuz Bey HDP hakkında sık sık münasebetsiz laflar ediyor, çok ciddiye almıyoruz kendisini. AKP-MHP’nin kapısında ikbal avcılığı yaptığını düşünüyoruz. Ciddi olarak tartışmak istiyorsa, her platformda açıkça tartışmaya, söylediklerinin cevabını vermeye hazırız. Öyle tek kale maçla siyaset olmaz, ciddiyet de olmaz. İkbal avcılığı yapar. İYİ Parti içindeki koltuk peşinde koşanlardan bir tanesidir.

‘HDP ÜZERİNDEN MİLLET İTTİFAKINI PARÇALAMAYA ÇALIŞAN BİR İKTİDAR VAR’

(HDP üzerinden Millet İttifakı’nın parçalanmaya çalışıldığı iddiası) Biz Millet İttifakı’nın bir parçası değiliz ama bizim üzerimizden Millet İttifakı’nı parçalamaya çalışan bir iktidar tutumu olduğu çok açık. Millet İktidarının parçası olan partilerin bu durumun farkında olması ve buna yönelik siyaset ve taktik geliştirmeleri önemlidir diye düşünüyorum. Buradaki sorun iktidarın demokratik meşruiyeti olan ve siyasi etiğe uygun olan yöntem, söylem ve araçları kullanarak mücadele etmiyor olmasıdır. Yürütmenin çeşitli mensupları ellerinde fotoğraflarla TV stüdyoları dolaşıyor. Meşru değil yaptıkları. Ya itibar suikastı yapıyorlar ya kara propaganda yapıyorlar, gerçek olmayan iddialar ortaya atıyorlar ve bunlar üzerinden bir algı operasyonu sürdürüyorlar. Bu yaptıklarıyla Türkiye’deki politik iklimin demokratikleşmesi, normalleşmesi ve demokratik bir zeminde konuların tartışılmasına engel oluyorlar.

‘HDP’Yİ KAPATSALAR DA DEMOKRATİK BARIŞÇIL ÇÖZÜMDEN VAZGEÇMEYECEĞİZ’

“Gare operasyonu muhalefet içinde değil iktidar için zorlayıcı oldu. Muhalefet iyi bir sınav verdi. İktidar yaptığı operasyonun başarısızlığını örtmek için muhalefete, HDP’ye saldırıyor. Biz siyasi partiyiz ne ordumuz ne askerimiz var. Alıkonulanların asker ve polislerin aileleri Meclis’e geldiğinde, HDP olarak kurtarılmaları için elimizden gelen her şeyi yapmaya hazırız dedik, diğer partilere de çağrı yaptık. Burada HDP’ye yapılan saldırı karşılıksız kaldı. Daha sonra İçişleri Bakanı yeniymiş gibi Çözüm Süreci’ndeki fotoğrafları çıkardı. Eş başkanımız cevap verdi. O da tutmadı, bu kez Gare’ye milletvekili gitti senaryosu yazdılar. O da tam bir yalan, iftira, itibar suikasti, bir kadın vekili hedef gösterme. Bunları neden yapıyorlar, çaresizler. İkincisi de Kürt sorununun demokratik ve barışçıl çözümü dışında çözüm yolu olduğunu düşünmedik, düşünmüyoruz. Bu iktidar 5-6 yıldır güvenlikçi politikalarla sorunu çözme anlayışında. Bu çözüm değil, çözümsüzlüktür. Bundan sonuç elde edilemez. Biz demokratik ve barışçıl çözüm için elimizden geleni yapma ve bu mücadeleden vazgeçmeme konusunda kararlıyız. HDP’yi kapatsalar da kararlıyız, bütün milletvekillerini yargılayıp cezaevine koysalar da değiştirmeyeceğiz. Bütün belediyelerimize kayyım atandı, değiştirmedik tutumumuzu. Biz ilkesel yaklaşıyoruz.

‘BATASUNA HDP DEĞİL, REFAH PARTİSİ İLE İLGİLİ BİR KARAR’

“(Terörle bağlantılı partilerin kapatılmasıyla ilgili Batasuna örneği) Batasuna bizimle örtüşen bir örnek değil. Bu karar daha çok Refah Partisi’nin kapatılma davası ile ilgilidir. İçişleri Bakanı ikide bir Batasuna diyor belli ki ‘Refah Partisi’nin kapatılması iyi oldu’ demek istiyor. Danışmanlarına söylese de doğru dürüst araştırsalar, yanlış biliyorlar. Türkiye’nin herhangi bir sorununun çözümüne şiddet ile ulaşılamayacağına dair çok net fikrimiz var. Şiddetle hiçbir sorun çözülmez hele hele Kürt sorununu çözemeyiz diyoruz. Bir şehir efsanesi var. HDP bölücü parti; bölmek ve ayrıştırmak istiyor diye. Seçim bildirgemizde açık şekilde Türkiye’deki Kürt sorununun çözümüyle ilgili olarak üniter yapının korunması ve bu çerçevede bir demokratik çözümün ortaya çıkması ifadesi yer alıyor. Dolayısıyla üniter yapı konusunda tutumumuz nettir.

‘BULDAN’IN AÇIKLAMASI GİZLİ PAZARLIK DEĞİL’

“(Pervin Buldan’ın Çözüm sürecinde vaat edilenler açıklaması) Ben heyette değildim, ancak heyetteki kişiler söyleyebilir. Bu tür görüşmelerin bir etiği vardır. O etiğe uygun kalır herkes. Bazı görüşmelerde masada konuşulanlar masada kalır. Taraflar “şimdi şunları açıklayacağız” der. Dolmabahçe Mutabakatı böyleydi. Herkes oturdu o güne kadar yapılmış olan görüşmelerin varmış olduğu siyasi noktayı 10 maddede birlikte açıkladılar. Ama sonra iktidar tarafından o mutabakat yok sayıldı. O tür görüşme ve müzakerelerin kendine has yol ve yöntemleri vardır, evrenseldir sadece burası için değildir. O nedenle ben bilmiyorum. Gizli pazarlık ile ilgisi yok. O görüşmelerde konuşulan şeylerdir. Bir pazarlık konusu değildir.

‘AYHAN BİLGEN FEVRİ DAVRANIŞLARDA BULUNMAZ DİYE DÜŞÜNÜYORUM’

“(Ayhan Bilgen’in parti kuracağı iddiası) Ayhan Bilgen ile tutuklandığında görüştüm. O zaman böyle bir niyetten bahsetmedi. Genel politik durum üzerine de sohbet ettik. Parti kuracak diye ağzından duyduğumuz bilgi yok. Ama yakın zamanda tekrar ziyaret etmek istiyorum. Orada yine konuşacağız. Böyle bir fikri varsa açıkça söyler ama ben Ayhan Bilgen’in parti kurmanın bu kadar kolay bir iş olmadığını bilen bir arkadaşımız olduğunu biliyorum. Parti kurmak, örgütlenmek, halkın desteğini kazanmak kolay işler değil. Fevri davranışlarda bulunmaz diye düşünüyorum.

‘MUHALEFET PARTİLERİYLE GÖRÜŞMELERİ ÖNEMSİYORUZ’

“Az kaldı bitecek. Yaptığımız görüşmeler iyi geçti. Yol temizliği dediğimiz yasalarda yapılması gerekenler anayasa tartışmaları, yaşanan hukuksuzluklar, iş aş sorunları gibi konularda düşüncelerimizi aktardık. Büyük ölçüde de ortaklıklar olduğunu tespit ettik. Hazırlıklarımızı yazılı olarak da iletecek değerlendirmelerini de isteyeceğiz. Onlar da kendi çalışmaları olduğunu ileteceklerini söylediler, görüşmeler aslında çok medeni ve demokratik ortamda süren görüşmeler oldu. Biz önemsiyoruz bunu.

‘AÇLIK GREVLERİNİ YAKINDAN TAKİP EDİYORUZ’

“Açlık grevleri devam ediyor ve biz bundan dolayı çok endişeliyiz. İlk başladığı andan itibaren bu meselinin çok fazla uzamadan taleplerin yerine gelmesi için görüşmeler yapıyoruz. Meseleyi yakından da takip ediyoruz.” (Duvar)

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir