Beslenmeden, taktiğe YKS’de başarıyı artıran stratejiler!

Default post image
Özet bulunamadı.

Üsküdar Üniversitesi Eğitim Kurumları ve Rehberlik Hizmetleri Yöneticisi Uzman Psikolojik Danışman Özgür Akoğlan, 20-21 Haziran 2026 tarihlerinde gerçekleştirilecek Yükseköğretim Kurumları Sınavı (YKS) öncesinde adaylara sınav anında uygulanabilecek önemli önerilerde bulundu. 

Sınav başarısının yalnızca bilgi düzeyiyle değil, bilgiyi doğru yönetebilme becerisiyle de yakından ilişkili olduğunu vurgulayan Akoğlan, sınav sırasında sakin kalmanın ve odağı korumanın başarıya önemli katkı sağlayacağını söyledi.

İlk turda takılmadan ilerleyin

Sınav sırasında zorlanan öğrencilerin bir soruya gereğinden fazla zaman harcamaması gerektiğini ifade eden Akoğlan, sınav anında başarıyı en üst düzeye çıkarmak için kullanılabilecek ve doğrudan uygulanabilecek taktikleri şöyle sıraladı: 

“Tur tekniği (pas geçme); Soruları ilk okuyuşta çözemediğini hissettiğin an, üzerinde durmadan yanına bir işaret koyup hızlıca bir sonraki soruya geç. İlk turda yapabildiğin tüm soruları tamamlamak, hem sınavın geneli hakkında sana fikir verir hem de kalan zamanı zor sorulara daha rahat odaklanarak kullanmanı sağlar.

Soru köklerini dikkatle okuyun!

Soru kökü okuma stratejisi: Özellikle ‘değildir’, ‘yoktur’, ‘en fazladır’ gibi olumsuz veya kapsayıcı ifadelerin altını mutlaka çiz. Bu, zihnin sınav heyecanıyla soru kökünü yanlış yorumlamasının önüne geçen en basit ama en etkili güvenlik önlemidir.

Kodlamayı sayfa veya bölüm sonunda yapın

Turlama ve optik kodlama: Kodlamayı her soru biter bitmez değil, bir bölüm veya sayfa bittikten sonra yap. Bu, hem zihnini kısa süreliğine dinlendirmeni sağlar hem de kaydırma yapma riskini minimize eder.

Güçlü olduğun alandan başla…

Sınav başlangıç ritüeli: Sınavın başında, kendine en kolay gelen branştan veya soru tipinden başla. Bu, zihninin başarma duygusunu yaşamasını sağlayarak dopamin salgılanmasını ve sınavın devamında daha yüksek bir özgüvenle ilerlemeni tetikler.

Zaman kontrolünü ihmal etmeyin

Zaman yönetimi kontrolü: Sınav süresinin yarısında ve son 15 dakikada mutlaka saate bak. Kalan süreyi kontrol etmek, sınavın kontrolünün sende olduğunu hissettirir ve ani panik ataklarını engeller.

TYT’nin sonucu AYT’yi etkilememeli

Duygusal izolasyon: TYT’nin iyi veya kötü geçmesi, AYT’yi etkilememeli. Eğer TYT beklediğinden zor geçtiyse, ‘olan oldu, şimdi AYT’de toparlama zamanı’ düşüncesiyle kendine yeni bir sayfa aç. Eğer çok iyi geçtiyse, ‘iş bitti’ rehavetine kapılmadan odaklanmaya devam et.

AYT’ye farklı bir zihinsel hazırlıkla geçin

AYT odaklanması: Zihnini AYT’nin soru tipine ve ağırlığına göre yeniden programla. TYT hız ve pratik odaklıyken, AYT bilgi ve derinlik odaklıdır. TYT’den gelen o hızlı ritmi bir kenara bırakıp, AYT’nin gerektirdiği o daha yavaş, daha analitik ve daha dikkatli sürece kendini hazırla.

Küçük hareketlerle zihninizi tazeleyin

Küçük fiziksel hareketler: Oturduğun yerden kalk, birkaç adım at, omuzlarını ve boynunu esnet. Kan dolaşımını hızlandırmak, uzun süreli oturmanın getirdiği yorgunluk hissini dağıtır ve AYT kitapçığını açtığında daha taze bir zihinle başlamanı sağlar.”

Özgür Akoğlan, “Bu taktikler, bildiğin bilgiyi sınav kağıdına aktarırken yaşayabileceğin sınav kazalarını minimize etmeyi hedefler.” şeklinde sözlerini tamamladı.

Beslenme rutinini kökten değiştirmek strese neden olabilir!

Üsküdar Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Beslenme ve Diyetetik Bölümünden Arş. Gör. Dr. Hatice Çolak Çetinkaya da sınav öncesi dönemde beslenme alışkanlıklarını da değerlendirdi.

YKS’ye sayılı günler kala öğrencilerin beslenme rutinini köklü biçimde değiştirmenin çocuklarda stres oluşturabileceğini ifade eden Dr. Çetinkaya, “Aynı zamanda daha önce denenmemiş besinlere ve beslenme rutinine geçmek sindirim sistemini olumsuz etkileyebilir. Öğrencinin var olan rutinini küçük adımlarla düzenlemesi en iyisi olacaktır. Kan şekerini istikrarlı tutmak için gün içinde 3 ana öğün ve 2 ara öğün şeklinde beslenilmesi, tam tahıllı ekmek, yulaf ezmesi, bulgur gibi besinler tüketilmesi önerilmektedir. Aynı zamanda enerjiyi uzun süreli ve sabit biçimde sağlamak ve tokluk hissini desteklemek için yumurta, kuru baklagiller, yoğurt ve peynir gibi protein kaynakları eklenebilir.” diye konuştu.

Meyve ve sebzeler dikkat ve ruh halini destekliyor

Meyve ve sebze tüketiminin yalnızca fiziksel sağlık için değil zihinsel performans açısından da önemli olduğunu kaydeden Dr. Çetinkaya, “Öğrencilerin sevdiği meyve ve sebze tüketimlerini artırması antioksidan içeriği ile dikkat artırmada, psikolojik ruh halinin iyileşmesinde destek sağlayabilir. Ancak en önemli şeyin su tüketimi olduğu unutulmamalıdır. Hafif dehidrasyon bile odaklanma güçlüğüne yol açar; günde en az 2-2.5 litre su içilmesi önerilir.” ifadesinde bulundu. 

Fast food ve yüksek şekerli atıştırmalıklara dikkat!

Hazır ve işlenmiş gıdaların sınav öncesi dönemde mümkün olduğunca azaltılması gerektiğini belirten Dr. Çetinkaya, şöyle devam etti: 

“Hazır ve işlenmiş gıdalar, yüksek şekerli atıştırmalıklar ve fast food bu dönemde minimuma indirilmeli. Kan şekerini hızlı yükselten besinler aynı hızda düşeceğinden yorgunluk ve odaklanma güçlüğü yaratır. Dışarıdan tüketilen besinlerde, özellikle sıcak havalarda tavuklu, kremalı ve kızartılmış yiyeceklerde bozulma riski yüksektir. Bu durum gıda zehirlenmelerine ve gastroenterit gibi sağlık sorunlarına yol açabilir. Böyle bir rahatsızlık sınava çok yakın bir dönemde yaşanırsa öğrencinin performansını olumsuz etkileyebilir.”

 Sınavdan bir gün önce tanıdık ve sindirimi kolay besinleri tercih edin

Sınavdan önceki gün beslenmenin önemine değinen Dr. Çetinkaya, “Makarna, pilav, çorba, sebze yemeği gibi sindirimi kolay ve tanıdık yemekler tercih edilebilir. Yanında yeterli protein sağlayacak yumurta, tavuk veya baklagil içeren bir öğün ile tam tahıllı seçenekleri değerlendirmek mantıklı olur. Çünkü sınav günü için kan şekeri regülasyonuna ve enerji depolanmasına yardımcı olur. Enerji vermesi ve vitamin sağlaması için de bol sebze ve meyveyi de eklemek güzel bir alternatif olur.” dedi.

Sebze ve meyve tüketiminin de ihmal edilmemesi gerektiğini belirten Dr. Çetinkaya, “Ancak daha önce sebze, kuru baklagil, tam tahıl gibi besinlere alışık değilse gaz ve şişkinlik yapma ihtimalinden dolayı tercih edilmemesi gerekir. Aynı zamanda yağlı, ağır ve kızartılmış yiyecekler, hiç denenmemiş yiyecekler (alerji ve sindirim riski), gazlı ve şekerli içecekler de kaçınılması gereken besinler arasındadır.” şeklinde konuştu.

Sınav sabahı mideyi doldurmayın

Sınav sabahı yapılacak kahvaltının dengeli ve ölçülü olması gerektiğini ifade eden Dr. Çetinkaya, şunları kaydetti:

“Kahvaltıda aşırıya kaçmamak da önemlidir. Mide doldurmak yerine orta miktarda, dengeli bir öğün hedeflenmelidir. Kahvaltıya alışık bir öğrenci değilse muz, yulaflı ürünler, ceviz, badem veya fındık (küçük bir avuç), protein bar, meyve bar gibi saatler boyunca enerjiyi dengeli tutacak, tokluk hissi verecek ve beyin dostu besinler tercih edilebilir. Kahvaltı alışkanlığı olan bir öğrenci ise haşlanmış yumurta ya da omlet, tam tahıllı ekmek ile yapılmış tost ve yanında söğüş sebze tüketirse uzun süreli enerji depolayacaktır.”

Sınav sabahı ilk kez kahve içmeyin

Kafein tüketimi konusunda da önemli uyarılarda bulunan Dr. Çetinkaya, düzenli kahve veya çay tüketen öğrencilerin alışık oldukları miktarın dışına çıkmamaları gerektiğini söyledi.

“Sınav sabahı bir fincan filtre kahve veya 1-2 bardak çay genellikle yeterlidir.” diyen Dr. Çetinkaya, şöyle devam etti: 

Ancak düzenli kahve tüketmeyen öğrencilerin sınav sabahı ilk kez kafein alması ciddi riskler taşır, çarpıntı, titreme, mide rahatsızlığı ve aşırı gerginlik bu kişilerde çok daha belirgin görülür. Enerji içeceklerini içeriğinden dolayı normalde de önermiyoruz. Sınav gününde ise enerji içeceklerinden kesinlikle uzak durulmalıdır.”

Kaygı yaşayan öğrenciler küçük porsiyonlarla beslenmeli

Sınav kaygısının iştahsızlık ve sindirim sistemi sorunlarına neden olabileceğini belirten Dr. Çetinkaya, “Bu dönemde büyük porsiyonlar yerine küçük porsiyonlarla ve daha sık aralıklarla beslenmek daha doğru olacaktır.” dedi.

Kahve, çikolata, soğan ve nane gibi bazı besinlerin mide hassasiyetini artırabileceğini ifade eden Dr. Çetinkaya, “Yoğurt, kefir ve ayran gibi probiyotik kaynakları bağırsak sağlığını destekleyebilir. Ayrıca ıhlamur ve papatya gibi bitki çayları hem sakinleştirici etkileri hem de sıvı alımına katkıları nedeniyle tercih edilebilir.” diye konuştu.

Başarı için beden de en az zihin kadar hazırlanmalı

Öğrencilerin sınav öncesi dönemde en sık yaptığı hataların başında kahvaltıyı atlamak, aşırı kafein tüketmek ve enerji içeceklerine yönelmek olduğunu belirten Dr. Çetinkaya, sözlerini şöyle tamamladı:

“En önemli tavsiyemiz öğrencilerin kendilerini rahat ve güvende hissetmeleridir. Ailelerin de bu ortamı sağlaması büyük önem taşır. Sınav başarısı için yalnızca zihnin değil, bedenin de iyi hazırlanmış olması gerekir. Beslenme açısından tanıdık yiyecekleri tercih etmek, yeterli miktarda su tüketmek, kahvaltıyı atlamamak ve aşırı kafeinden kaçınmak temel kurallar arasında yer alır. Bu basit ama etkili öneriler, öğrencilerin uzun süredir verdikleri emeğin karşılığını en iyi şekilde alabilmelerine yardımcı olacaktır. Ayrıca sınavdan önceki gün aşırı yemek yememek ve enerji içeceklerine güvenmemek gerektiği de unutulmamalıdır.” 

 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Bir Yorum Yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Benzer Yazılar